| Pzr | Pzt | Sa | Ça | Pe | Cu | Cts |
| 1 | 2 | 3 | 4 | 5 | ||
| 6 | 7 | 8 | 9 | 10 | 11 | 12 |
| 13 | 14 | 15 | 16 | 17 | 18 | 19 |
| 20 | 21 | 22 | 23 | 24 | 25 | 26 |
| 27 | 28 | 29 | 30 | 31 |
|
AVCILIK KURALLARINA UYUN !..
NESLİ TÜKENME TEHLİKESİ ALTINDA OLAN
ORFOZ VE LAGOS’UN
HER DÖNEM ZIPKIN İLE AVCILIĞI YASAKTIR.
Orfozların 8 Yıl Cinsiyeti Yok.
Bir Orfoz 8 Yaşında Dişi Oluyor,
Aynı Orfoz 18 Yaşında Cinsiyet Değiştirip Erkek Oluyor.
Yani, En Az 18 Yaşındaki Erkekler,
8 Yaşındaki Dişilerle Buluşabilecek Ki Nesilleri Devam Etsin..
Orfoz, Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası çevre sözleşmeleri olan Barselona ve Bern Sözleşmesi gereğince korunması gereken türlerden biridir ve Tarım Köy İşleri Bakanlığınca yayımlanan Sirküler gereğince de koruma altına alınmıştır.
Oysa denizlerimizde elinde zıpkınla pek çok kişi, balık türlerini bilmeden avlanıyor ve kendisine şaşkın bakan yavru orfozları vurabiliyor.
Bu bilinçsiz avcılığın yanı sıra “bilinçli” avlananlar var. Bunlar orfoz, lagos, sinarit vb. türleri sipariş üzerine vuranlar.
Nesli yok olma tehlikesi altında olan türleri yeniay dönemlerinde (yeniay dönemi denize dalanı balığın görmesi, hissetmesi ay ışığının azlığı nedeniyle ortadan kalktığından balığın kafadan zıpkınlanması kolay olsun diye özellikle tercih ettikleri dönem) vurup siparişi yerine getirenler, ya da İlçe merkezinde tuzlayıp İzmir balık haline taşıyıp paraya çevirenler.
Gece sualtı feneriyle zıpkınla balık avı ve zıpkınla vurulan balığın ticaretinin yapılması (satılması, alınması) yasakken bu katliam devam ediyor.
Bir de sadece midesini düşünüp bir canlının tükenişini önemsemeden aynı yöntemlerle avlananlar var.
Büyük teknelerle yapılan aşırı ve yasadışı avcılığın denizlerdeki canlı türlerinin hızla tükenişine neden olduğu somut bir gerçek. Ancak gündüz tüple, gece ışıkla yapılan zıpkınla avcılığın da denizlerimizdeki nesli azalan türlerin yok olmasına neden olduğu diğer somut gerçek. Parasal hırs ya da ileriyi düşünmeden gündelik çıkar için yapılan bu işin ne avcılıkla, ne sporla, ne de bilgiyle bir bağlantısı yok. Oysa gelecek kuşaklara bırakacağımız en güzel miras, korunmuş bir doğa ve neslini tüketmediğimiz canlı türleri olmalıdır.
Doğanın korunması adına insanlığın ele aldığı yasaklara karşı olmak, bu yasakları hiçe sayarak avlanmak, avlananlara göz yummak tüm belirtilen bilimsel verileri ve yaşam gerçeğini önemsememek demektir.
İnsanın bu konumdan çıkarak gerçek insan kimliğine sahip çıkmasını diliyoruz.
Denizleri, Doğayı, Ekosistemi korumak ortak sorumluluğumuzdur.
"Orfoz’larda dişi erişkinliğe erişme boyu ortalama 43.8 cm, cinsiyet değiştirip erkek olma boyu ortalama 81.3 cm olarak bulunmuştur. Yani ortalarda görmüş olduğunuz orfozlardan 40 cm'in altında olanların büyük bir yüzdesi henüz olgunlaşmamış yavrulardır.
Bir orfoz yavrusunun, yukarıda belirtilen uzunluklar göz önüne alınırsa, dişi olabilmesi için en az 8 yıl, erkek olabilmesi için ise 18 yıl yaşaması gerekir. Orfoz popülasyonunda erkek sayısı, popülasyonun diğer bireylerine nazaran çok daha düşük orandadır. Zira her taşın altında gördüğümüz yavruların minumum 18 yıl daha, o ve benzeri taşların altlarında canlı bir şekilde görülmesi gerekir. Orfoz gibi ayrı eşeyli olmayan ve üreme olgunluğuna erişmesi çok uzun zaman alan türlerin popülasyonları çok hassasdır. Popülasyonda her zaman her boyda bireyin yeterli sayıda bulunması, gerekir. Herhangi bir cinsiyet açısından sayı yetersiz ise, o popülasyon devamını sağlayamaz. Orfoz türü için popülasyonu sağlayabilecek dişi/erkek oranı 3.5/1'dir. Yani her 3.5 dişi için en az bir adet erkek gerekir. Çok sayıda yavru görmemizin bir önemi yoktur. Zira o yavruların yaşları birbirlerine çok yakındır ve çok kısa bir süre içerisinde hepsi dişi ardından erkek olacaktır. Dişiden erkeğe geçerken, popülasyon içerisinde sadece birk
aç sezon boyunca hem erkek hem de dişi bireylere rastlanacaktır. Oysa popülasyonun devam edebilmesi için dişi olan bireylerin dişi olarak kaldıkları 10 yıl boyunca kendilerinden önceki nesillerden kalan erkeklerle çiftleşmeleri gerekir. Bu nedenle popülasyonun devamının sağlanabileceğine inanabilmek için, 1 cm'den 100 cm'e kadar her boyda orfozdan " yeterli sayıda " görebilmemiz gereklidir.
Aynı cinsin üyeleri olan Lagos (epinephelus costae) ve Beyaz Lagos (epinephelus aeneus) üzerinde yapılan çalışmalarda bu türlerin de benzer cinsiyet değişimi ve orfoz ile aynı büyüme hızını gösterdikleri saptanmıştır.
3 yaşında; orfoz 21,5 cm. Lagos 22,4 cm. Beyaz Lagos 27,3 cm.
Dolayısıyla bu türlerin popülasyonu, yaşam şansları, sürekliliği sizin ellerinizde" Doç Dr. Baki Yokeş
Karaburun’da gece gündüz yasadışı orfoz avı yapan bir gençle konuşup orfoz’un özelliğini ve avlanmasının yasak olduğunu belirttiğimizde “biliyorum yasak, ancak sadece zıpkınla avlanması yasak, madem nesli tükenme tehlikesi altında o zaman olta ile avı da yasaklansın” şeklinde bir karşılık aldık.
Bu sorun hep böyle karşımıza çıkıyor. Yasadışı iş yapan ya bu konuda başka bir örneği gösterip bu da yasadışı diyor, ya da yasadaki bir yanlışa veya bir boşluğa sığınıyor.
Ege Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesinden Aytaç Özgül ve Ali Ulaş’ın “Zıpkınla Balık Avcılığında Uygulanan Yasal Düzenlemeler” adı altında bir derleme Makaleleri bulunuyor. Bu Makaleden yapacağımız alıntılar konuya yönelik alınacak önlemleri içeriyor.
Nesillerinin tükenme tehlikesi nedeniyle koruma altındaki türlerin avcılığının tamamen yasaklanmasının gerektiği, orfoz ve lagos balık türlerinin avcılığının Türkiye’de sadece zıpkınla balık avlayan kişilere yasaklandığını belirten makalede “ bu balık türlerinin olta yada diğer amatör avcılık yöntemleriyle avcılığına izin verilmektedir. Bu türlerin her türlü av aracı ile avcılığı yasaklanmalı, avcılığı yapan kişilere verilen cezalar ağırlaştırılmalı, satış noktalarında kontrol sağlanarak sadece avcılığı gerçekleştirene değil avlanmış balığı satan satıcı yada restorancı da aynı cezaya çarptırılmalıdır” vurgusu yer almaktadır.
Makalede vurgulanan iki önemli maddeyi daha aşağıya taşıyoruz.
“Yasadışı olarak gece yada aletli dalış yaparak balık avlayan dalıcılar kesinlikle engellenmelidir. Bu kişilere verilen cezalar ağırlaştırılmalı ve caydırıcılığı arttırılmalıdır. Özellikle bu kişiler yüzünden kurallara uygun olarak avcılık yapan dalıcılarda olumsuz olarak etkilenmekte ve tüm dünyada yaygın olarak yapılan zıpkınla balık avcılığı Türkiye ‘de yanlış tanıtılmaktadır“.
“Balık satışı yapan kişilere ve zıpkınla avlanılan balıkları alan satıcı yada restoran işletmelerine de benzer cezai yaptırımlar uygulanmalıdır.
Journal of FisheriesSciences.com
2009 www. Fisheriessciences.com
Öneri ve uyarıların yerelden ulusal ölçeğe ilgili birimlerce sorunun çözümü adına ele alınıp hayata geçmesini ve denetimlerin arttırılmasını bekliyoruz.
“Dünya kötülük yapanlar nedeniyle değil, seyredip hiçbirşey yapmayanlar yüzünden tehlikeli bir yer" Albert Einstein
EKOLOJİ, BİR “BİZ BİLİMİ” DİR..
"Ana karadan atmosfere, yeraltı sularından okyanuslara, mikro organizmalardan insanlara kadar tüm canlı ve cansız doğal varlıklar arasında karmaşık bir etkileşim ve ilişkiler ağı oluşmaktadır. Bu ilişkiler ağı yaşamsal düzeyde önemli olan duyarlı bir denge üzerine oturmuş bulunuyor. Yaşanabilir bir dünya için söz konusu bu dengenin korunması gerekir. Bunun içinde doğal varlıklar arasındaki karşılıklı etkileşim ve ilişkiler mekanizmasının çok iyi bilinmesi ilk koşuldur. Bunu öğreten bilim dalının adı ekolojidir. Ekoloji, canlılarla çevreleri arasındaki karşılıklı etkiyi ve ilişkileri inceleyip araştıran bilim dalıdır. Ekoloji, canlıların yaşam temellerini, dolayısıyla doğayı korumanın etkilerini öğreten bilim dalıdır.
Ekoloji, bir "BİZ BİLİMİDİR" ve "Ekoloji, tüm insanların geleceğini sigortalamaya çalışan aktiviteler bilimidir"
Prof Dr. Necmettin Çepel